Alışkanlıklar için Imperfetto

L'Imperfetto ile Geçmişteki Alışkanlıkları İfade Etmek

B1 İtalyancasında, geçmişteki devam eden eylemleri, rutinleri veya hayatın eskiden nasıl olduğunu anlatmak istediğinizde imperfetto (hikaye/şimdiki zamanın hikayesi) kullanırsınız. Türkçedeki '-iyordu' veya '-erdi / -ardım' eklerine benzer bir işlevi vardır; ancak Türkçe gibi geniş zamanın hikayesi (-irek / -ardım) ile şimdiki zamanın hikayesi (-iyordu) arasındaki ayrım İtalyancada tek bir yapıda (imperfetto) birleştirilmiştir.

Düzenli Fiiller Nasıl Çekimlenir?

Mastar ekini (-are, -ere, -ire) atın ve imperfetto eklerini ekleyin:

  • -are fiilleri (örn. parlare): parlavo, parlavi, parlava, parlavavamo, parlavate, parlavano
  • -ere fiilleri (örn. vedere): vedevo, vedevi, vedeva, vedevamo, vedevate, vedevano
  • -ire fiilleri (örn. dormire): dormivo, dormivi, dormiva, dormivamo, dormivate, dormivano

Önemli Düzensiz Fiiller

  • Essere (olmak): ero, eri, era, eravamo, eravate, erano
  • Fare (yapmak): facevo, facevi, faceva, facevamo, facevate, facevano
  • Dire (söylemek): dicevo, dicevi, diceva, dicevamo, dicevate, dicevano

Örnekler

Da piccolo, giocavo sempre a calcio. (Küçükken hep futbol oynardım.)

Tutte le domeniche andavamo al mare. (Her pazar sahile giderdik.)

Sık Yapılan Hatalar

Türkçe konuşanlar genellikle geçmişte tek seferde yapılıp bitmiş eylemler için de bu yapıyı kullanma eğilimindedir. Geçmişte bir anda olup biten, süresi belli ve tamamlanmış eylemler için imperfetto kullanılmaz; bunun yerine passato prossimo kullanılmalıdır. Imperfetto kesinlikle arka plan detayları, tekrarlanan alışkanlıklar ve rutinler içindir.

Kelimeler

da piccolo
çocukken
Da piccolo, mangiavo molta frutta.Küçükken çok meyve yerdim.
ogni estate
her yaz
Ogni estate andavamo in montagna.Her yaz dağlara giderdik.
da giovane
gençken
Da giovane leggevo molti libri.Gençken çok kitap okurdum.
giocare
oynamak
Giocavamo sempre nel parco.Parkta hep oynardık.
abitare
yaşamak
Abitavo a Roma da bambino.Çocukken Roma'da yaşardım.
essere
olmak
Il tempo era bellissimo.Hava çok güzeldi.
fare
yapmak
Facevo sempre i compiti.Ödevlerimi hep yapardım.
di solito
genellikle
Di solito pranzavamo alle due.Genellikle saat ikide öğle yemeği yerdik.
spesso
sıklıkla
Spesso andavamo al cinema.Sıklıkla sinemaya giderdik.
sempre
her zaman
Mio padre cucinava sempre.Babam her zaman yemek yapardı.

Dersler yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Kalıplar

Da piccolo, ___ sempre ___.

Çocukluk alışkanlıklarını anlatmak için: 'Küçükken hep [fiil] oynardım/yapardım.'

Da piccolo, giocavo sempre a calcio.Küçükken hep futbol oynardım.

Ogni estate ___ in ___.

Tekrarlanan yaz rutinlerini anlatmak için: 'Her yaz [yer]'e giderdik.'

Ogni estate andavamo in montagna.Her yaz dağlara giderdik.

Di solito ___ alle ___.

Günlük alışkanlık rutinlerini anlatmak için: 'Genellikle saat [saat]'te [eylem] yapardık.'

Di solito cenavamo alle otto.Genellikle saat sekizde akşam yemeği yerdik.