Unit 8: Toplum, Hukuk ve Etik dersine hoş geldiniz. Bu derste, B2 seviyesinde diritti umani (insan hakları), discriminazione (ayrımcılık) ve giustizia sociale (sosyal adalet) ile ilgili karmaşık düşünceleri nasıl ifade edeceğimizi keşfediyoruz.
Temel Kavramlar ve Kurallar
Türkçede gereklilik veya zorunluluk bildiren ifadeler genellikle -meli/-malı ekleriyle veya gereklilik kipiyle karşılanırken, İtalyancada zorunluluk veya önem bildiren ki̇şisiz ifadelerden sonra coniugativo congiuntivo (dilek-şart kipi) kullanılır (örn. è fondamentale che, è necessario che -> È fondamentale che tutti abbiano accesso...).
Hukuki ve etik normları resmi bir dille tartışmak için edilgen yapıya benzer ki̇şisiz formlar (si deve, si ritiene) kullanılır.
Örnek:La legge vieta qualsiasi forma di discriminazione basata sul sesso o sulla razza. (Kanun, cinsiyete veya ırka dayalı her türlü ayrımcılığı yasaklar.)
Yaygın Hatalar
Türk ana dili konuşmacıları genellikle kendi dillerindeki zaman uyumu alışkanlığından ötürü gereklilik bildiren ifadelerden sonra şimdiki zaman bildirme kipi (present indicative) kullanma eğilimindedir. İtalyancada zorunluluk ifadelerinden sonra *che tutti hanno denmez; mutlaka congiuntivo kullanılarak È fondamentale che tutti abbiano denmelidir.
Kelimeler
i diritti umani
insan hakları
I diritti umani devono essere protetti.İnsan hakları korunmalıdır.
la discriminazione
ayrımcılık
Combattiamo ogni forma di discriminazione.Her türlü ayrımcılıkla savaşıyoruz.
l'uguaglianza
eşitlik
L'uguaglianza è un pilastro della democrazia.Eşitlik demokrasinin bir sütunudur.
la giustizia sociale
sosyal adalet
Dobbiamo promuovere la giustizia sociale.Sosyal adaleti teşvik etmeliyiz.
la parità
eşitlik / adalet
Chiediamo la parità salariale.Ücret eşitliği talep ediyoruz.
il pregiudizio
önyargı
Il pregiudizio ostacola il progresso.Önyargı ilerlemeye engel olur.
la libertà di espressione
ifade özgürlüğü
La libertà di espressione è fondamentale.İfade özgürlüğü esastır.
l'inclusione
kapsayıcılık / toplumsal uyum
L'inclusione sociale arricchisce la società.Sosyal kapsayıcılık toplumu zenginleştirir.
la legge
kanun / yasa
La legge è uguale per tutti.Kanun herkes için eşittir.
tutelare
korumak / gözetmek
Dobbiamo tutelare le minoranze.Azınlıkları korumalıyız.
garantire
garanti etmek
Lo Stato deve garantire i diritti.Devlet hakları garanti etmelidir.
proibire
yasaklamak
La costituzione proibisce la censura.Anayasa sansürü yasaklar.
condannare
kınamak
Dobbiamo condannare il razzismo.Irkçılığı kınamalıyız.
lottare
mücadele etmek / savaşmak
Lottiamo per i nostri diritti.Haklarımız için mücadele ediyoruz.
il cittadino
vatandaş
Ogni cittadino ha dei doveri.Her vatandaşın ödevleri vardır.
la minoranza
azınlık
I diritti delle minoranze vanno rispettati.Azınlıkların haklarına saygı duyulmalıdır.
la dignità
onur / haysiyet
Ogni persona merita dignità.Her insan saygıyı (onuru) hak eder.
la solidarietà
dayanışma
La solidarietà è essenziale.Dayanışma esastır.
il razzismo
ırkçılık
Il razzismo è inaccettabile.Irkçılık kabul edilemez.
la parità di genere
cinsiyet eşitliği
La parità di genere è un obiettivo chiave.Cinsiyet eşitliği kilit bir hedeftir.
Dersler yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.
Kalıplar
È fondamentale che ___
İtalyancada sosyal gereklilikleri congiuntivo kipi ile ifade etmek için kullanılır (Türkçedeki "... olması esastır/şarttır" yapısına denk gelir).
È fondamentale che tutti abbiano pari opportunità.Herkesin eşit fırsatlara sahip olması esastır.
La legge vieta ___
İtalyancada ayrımcılık veya zarara karşı yasal kısıtlamaları belirtmek için kullanılır (Türkçedeki "Kanun ... yasaklar" kalıbıdır).
La legge vieta la discriminazione sul lavoro.Kanun, iş yerinde ayrımcılığı yasaklar.
Lottare per ___
Sosyal amaçlar için savunuculuk ifade ederken kullanılır (Türkçedeki "... için mücadele etmek" anlamına gelir).
Dobbiamo lottare per la giustizia sociale.Sosyal adalet için mücadele etmeliyiz.
🍪 Bu sitede yalnızca sitenin çalışması için gerekli çerezler kullanılır; reklam veya izleme çerezi yoktur. Ayrıntılar