İtalyancada İş Yeri Müzakerelerinde Uzmanlaşma (B2)
B2 profesyonel İtalyancasında başarılı müzakereler; aşırı taviz vermeden uzlaşma bulmaya ve esneklik göstermeye dayanır. Sert pazarlıklar yapmak yerine profesyoneller, fikir birliği oluşturmak için diplomatik ifadeler kullanırlar.
Uzlaşma İçin Temel Kavramlar
Venire incontro (a qualcuno): Birine kolaylık sağlamak, orta yolu bulmak. (Türkçedeki "alttan almak" veya "ortada buluşmak" deyimine benzer).
Trovare un punto d'incontro: Ortak nokta veya uzlaşma bulmak.
Cedere su qualcosa: Bir konuda taviz vermek / geri adım atmak.
Venire a patti: Anlaşmaya varak / uzlaşmak.
Türkçe ana dilini konuşanlar için dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, İtalyancadaki bu yapıların Türkçedeki kelime çevirileriyle birebir örtüşmeyebileceğidir. Örneğin İngilizcedeki "meet in the middle" mantığı İtalyancada venir incontro ile karşılanır.
Bağlam İçinde Örnekler
Siamo disposti a venirvi incontro sui tempi di consegna. (Teslimat süreleri konusunda size kolaylık sağlamaya/ortada buluşmaya hazırımiz.)
Dobbiamo trovare un punto d'incontro che soddisfi entrambe le parti. (Her iki tarafı da tatmin edecek ortak bir nokta bulmalıyız.)
Yaygın Hatalar
Türkçe konuşanların yaptığı yaygın bir hata, essere disposti a (gönüllü olmak / razı olmak) gibi ifadelerden sonra gelen fiilleri yanlış çekimlemektir. Bu ifadelerden sonra fiil mastar (infinitive) halinde kullanılmalıdır. Ayrıca kelimesi kelimesine çeviri yapmaktan kaçının.
Kelimeler
venir incontro
orta yolu bulmak / kolaylık sağlamak
Dobbiamo venirci incontro su questo punto.Bu konuda birbirimize kolaylık sağlamalıyız.
trovare un punto d'incontro
ortak nokta bulmak
Speriamo di trovare un punto d'incontro.Ortak bir nokta bulmayı umuyoruz.
venire a patti
anlaşmaya varmak / uzlaşmak
È ora di venire a patti con la realtà.Gerçeklerle yüzleşmenin (anlaşmaya varmanın) vakti geldi.
essere disposto a
razı olmak / istekli olmak
Non sono disposto a cedere su questo.Bu konuda geri adım atmaya razı değilim.
cedere
taviz vermek / geri adım atmak
Nessuna delle due parti vuole cedere.Tarafların hiçbiri geri adım atmak istemiyor.
il compromesso
uzlaşma / anlaşma
Dobbiamo raggiungere un buon compromesso.İyi bir uzlaşmaya varmalıyız.
la concessione
taviz
Questa è la nostra ultima concessione.Bu bizim son tavizimiz.
andare d'accordo
iyi geçinmek
I due soci non vanno d'accordo.İki ortak iyi geçinemiyor.
la controproposta
karşı teklif
Esaminiamo la vostra controproposta.Karşı teklifinizi inceleyelim.
rinegoziare
yeniden müzakere etmek
Vogliamo rinegoziare i termini del contratto.Sözleşme şartlarını yeniden müzakere etmek istiyoruz.
vantaggioso
avantajlı
Cerchiamo un accordo vantaggioso per tutti.Herkes için avantajlı bir anlaşma arıyoruz.
agevolare
kolaylaştırmak
Questo può agevolare la trattativa.Bu, müzakereyi kolaylaştırabilir.
la trattativa
müzakere / görüşme
La trattativa è ancora aperta.Müzakere hala devam ediyor.
insistere
ısrar etmek
Non vale la pena insistere su questo.Bu konuda ısrar etmeye değmez.
la scadenza
son tarih / vade
Possiamo estendere la scadenza.Son tarihi uzatabiliriz.
il preventivo
fiyat teklifi / bütçe tahmini
Il preventivo deve essere aggiornato.Teklifin güncellenmesi gerekiyor.
il margine
marj / müzakere payı
C'è poco margine di trattativa.Müzakere için çok az pay var.
vincolante
bağlayıcı
Questa offerta non è vincolante.Bu teklif bağlayıcı değildir.
agevole
akıcı / kolay
Vogliamo rendere il processo più agevole.Süreci daha kolay hale getirmek istiyoruz.
stabilire
belirlemek / kararlaştırmak
Dobbiamo stabilire nuove regole.Yeni kurallar belirlemeliyiz.
Dersler yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.
Kalıplar
Siamo disposti a ___ se voi ___.
Müzakereler sırasında koşullu bir taviz teklif etmek için kullanılır ("Eğer siz ... kabul ederseniz, biz de ... razıyız").
Siamo disposti a cedere sul prezzo se voi accettate la scadenza.Eğer son tarihi kabul ederseniz, fiyat konusunda geri adım atmaya hazırız.
Dobbiamo cercare di ___ per il bene del progetto.
Karşı tarafa işbirliği yapması ve orta yolu bulması için baskı yapmak amacıyla kullanılır.
Dobbiamo cercare di trovare un punto d'incontro per il bene del progetto.Projenin iyiliği için ortak bir nokta bulmaya çalışmalıyız.
Potremmo venirvi incontro su ___.
Belirli bir şart üzerinde kibarca bir uzlaşma teklif etmek için kullanılır.
Potremmo venirvi incontro sui termini di pagamento.Ödeme koşulları konusunda size kolaylık sağlayabiliriz.
🍪 Bu sitede yalnızca sitenin çalışması için gerekli çerezler kullanılır; reklam veya izleme çerezi yoktur. Ayrıntılar